Çoğu araştırma ortaklığı ilanla değil, tanıdıkla kurulur: danışmanın önerdiği biri, aynı koridordaki meslektaş, kongrede tanışılan bir isim. Bu yöntem çalışır, ama havuzu kendi çevrenizle sınırlar. İkinci merkez gereken bir çalışmada, sizin kurumunuzda olmayan bir uzmanlık gerektiğinde ya da alan dışına çıkan bir soruda tanıdık ağı tükenir. Bu yazı, o noktadan sonrasını anlatıyor.
Önce kişiyi değil, rolü tanımlayın
"İyi bir ortak arıyorum" aranabilir bir şey değildir. Çalışmanın somut eksiği nedir: örneklem hesabını yapacak bir istatistikçi mi, veri toplayacak ikinci bir merkez mi, yöntemi bilen bir uzman mı, yoksa elinde veri seti olan biri mi? Eksik rol olarak adlandırıldığında aday listesi kendiliğinden daralır ve ilk mesajınız da somutlaşır.
Katkıyı baştan adlandırmak için CRediT taksonomisi kullanılabilir[1]: araştırma tasarımı, veri toplama, analiz, yazılım ve yazım gibi katkıları 14 başlık altında tanımlar. CRediT katkıyı adlandırır, yazarlık hakkını belirlemez; yazarlık ölçütleri ayrıca tanımlanmıştır ve biyomedikal alanda ICMJE önerileri yaygın kabul görür[2]. CRediT'in faydası, kimin hangi işi üstleneceğini baştan görünür kılması ve yazarlık konuşmasını projenin sonundan başına taşımasıdır.
Aday nerede aranır
En verimli kaynak zaten okuduğunuz makalelerdir. Konunuzda son iki üç yılda yayın yapmış yazar listelerine bakın. Yakın tarihli bir makale, kişinin konuya güncel ilgisi olabileceğine dair güçlü bir işarettir; yine de son yayınlarını ve devam eden proje izlerini birlikte kontrol etmek gerekir, çünkü yayın tarihi ile işin yapıldığı tarih arasında yıllar olabilir. Sorumlu yazarın iletişim adresi çoğu makalede yer alır; adresin hâlâ güncel olup olmadığını kurum sayfasından doğrulayın.
İkinci kaynak açık yayın veritabanları. Google Scholar ve OpenAlex'te[3] konu araması, kimin üretken olduğunu ve hangi kurumda çalıştığını gösterir. Burada dikkat edilecek nokta, toplam üretkenlik yerine sizin konunuzdaki üretkenliğe bakmaktır; buna aşağıda döneceğim.
Üçüncü kaynak dernek çalışma grupları ve kongrelerin genç araştırmacı ağlarıdır. Poster oturumları bunun için sunumlardan daha iyidir: poster başındaki kişiyle beş dakika konuşabilirsiniz ve o kişi genellikle işi fiilen yapan kişidir.
Bir de gözden kaçan bir halka var: kendi ağınızın bir adım ötesi. Danışmanınızın eski öğrencileri, ortak yazarlarınızın ortak yazarları. Bu kişilere "ortak tanıdığımız X'in çalışmasından ismimi biliyorsunuzdur" diye yazmak, tamamen soğuk bir mesajdan çok daha yüksek oranda cevap alır.
Adayı neye göre değerlendirmeli
En yaygın hata, adayı toplam atıf sayısına ya da h-endeksine göre seçmektir. Bu sayılar kişinin bütün kariyerini ölçer; sizin çalışmanıza katkısını ölçmez. Bakılması gereken daha dar ve daha faydalı ölçüler şunlar:
- Konu içi yayın sayısı. Sizin konunuzda kaç iş üretmiş? Alanının devi olup sizin sorunuza hiç dokunmamış biri, konuda beş yayını olan orta kıdemli bir isimden daha az işinize yarar.
- Son iki üç yılın aktifliği. Konudan beş yıl önce çıkmış biri genellikle geri dönmez. Güncel yayın, güncel ilgi demektir.
- Ortak dil ve saat dilimi. Kağıt üstünde önemsiz, pratikte belirleyici. Yazışmanın ve düzeltme turlarının hızını bunlar belirler.
- Kıdem dengesi. Orta kıdemli ve konu üzerinde aktif araştırmacılar çoğu zaman hem projeye doğrudan emek verebilir hem de yeni işbirliklerine daha açıktır. Çok kıdemli bir isme yazılacaksa, çalışmayı fiilen yürütecek ekip üyesinin de belirlenmesi gerekir.
- Kurumunun size katacağı şey. Hasta hacmi, cihaz, kohort, arşiv: kişinin arkasındaki altyapı da ekibin parçasıdır.
Cevap alan ilk mesaj
İlk mesajın tek amacı vardır: karşı tarafın "bu ciddiye alınır bir teklif mi" sorusuna otuz saniyede evet demesini sağlamak. Beş yedi cümle yeter. Kim olduğunuz tek cümle; neden özellikle ona yazdığınız, mümkünse bir yayınına atıfla tek cümle; teklifin kendisi iki üç cümle (rol, tahmini iş yükü, karşılığında ne önerdiğiniz); sonda tek ve net bir soru. Protokolü, uzun CV'yi eklemeyin; isterse ister.
Merhaba Dr. ___, ___ dergisindeki ___ çalışmanızı okudum. Ben ___ kurumunda ___ üzerine çalışıyorum; ___ sorusunu iki merkezli bir tasarımla test etmeyi planlıyoruz. Sizin merkezinizden beklenen katkı ___ ve tahmini iş yükü ___ olacaktır. Katkıların CRediT rolleriyle baştan tanımlanmasını ve yazarlığın gerçekleşen katkıya göre kararlaştırılmasını öneriyoruz. Kısa protokol taslağını incelemek ister misiniz?
Cevapsızlık kişisel değildir; herkesin kutusu doludur. İki hafta sonra tek bir nazik hatırlatma göndermek yeterlidir. Yine yanıt gelmezse ısrar etmek yerine listedeki sonraki adaya geçin.
Kırmızı bayraklar
Bazı sinyaller, o ortaklığın makale aşamasına gelemeyeceğini baştan söyler:
- Katkı tarif edilmeden yazarlık isteyen ya da "ismim geçsin yeter" diyen kişi. Yayın etiği kuruluşları bu durumu onursal yazarlık başlığı altında ayrıca ele alır[4].
- Veri sahipliğini ve yazarlık sırasını konuşmaktan kaçınan kişi; bu konuşma projenin başında yapılmazsa sonunda kavga olarak yapılır.
- "Siz başlayın, etik kurulu alın, sonra netleşiriz" yaklaşımı; taahhüt yok demektir.
- Daha ilk yazışmada haftalarca kaybolmak; çalışma sırasında daha hızlı olmayacaktır.
Kaynaklar ve standartlar
- CRediT (Contributor Roles Taxonomy), NISO — katkıları 14 rol altında tanımlar. credit.niso.org
- ICMJE, "Defining the Role of Authors and Contributors" — yazarlık ölçütleri. icmje.org
- OpenAlex — açık akademik veri kataloğu (yazar, kurum, konu, yayın). openalex.org
- COPE (Committee on Publication Ethics) — yazarlık anlaşmazlıkları rehberleri. publicationethics.org
- ORCID — araştırmacı kimliği ve yayın kaydı. orcid.org
Bu sürecin en yavaş kısmı: aday bulmak ve elemek
KONSİL bu iki adımı açık yayın verisinden otomatikleştiriyor: fikrinizi yazıyorsunuz; sistem çalışmanın gerektirdiği rolleri çıkarıyor, her rol için konu içi yayını ve ulaşılabilirliği ölçülmüş adayları listeliyor, ilk mesajın taslağını da yazıyor. Nasıl göründüğünü örnek raporda görebilirsiniz.
Kapalı betaya başvur